| Park Sineması |
|
|
|
| En Son Aktif Forum Başlıkları |
|
|
|
| Obama |
2OO kadar yıl önce Beyaz ırkın yaptığı egoist vahşet hangi vicdanın içini sızlatmazdı ki...
Hunharca yapılan eziyetlerin, Küstah maskelerin, İnsanları birbirinden sırf Siyah olduğu için ayırabilen cüretin görmezden gelinmesi çok mu yakışıklıydı?
Yakıştırıyorlardı işte!
Bütün dünya zan altındaydı ve yürekli bir ihtilal gerekiyordu.
"Siyah" isyanın bayrağını ucundan tutabilen her dünya vatandaşı yapılan ihtilalin şeref konuğuydu. Şeref locaları doldu taştı. Köle ticaretinin en mazlum bebeleri birer idol oldular.
Michael'lardan Jackson olanı müzikte. Jordan olanı baskette hit oldu. Boksta Muhammed Aliye vur dedik. Siyasette Condoleezza bir adım önde duruyordu. Bizim başımız kel miydi sanki?
Biz de bir idol çıkardık;
Pascal Nouma. Seneler süren gözü yaşlı ihtilalın, Çok popüler istilanın bitiş düdüğü çaldı. Nihayetinde dünyanın direksiyonuna "Siyah" bir adam geçti.
OBAMA
Lakin,görmekte ve okumakta olduğumuz ve her bir olayına insanlık gereği müdahil olmak istediğimiz bu sürece boyumuz hala kısa kalıyor. Çünkü bilinç altımıza böyle empoze ediliyor. Ligin tepesine bir Trabzon bir Beşiktaş çıkıyorken,midesiz kalemlerin hala sarı kırmızı lacivert renklerin çığırtkanlığına soyunması bizim mantığımızı ve davamızı daha da önemli hatta haklı çıkarmıyor mu?
Dünyanın hicbir televizyonu Kadıköy'deki maçı yayınlamazken, Reyting ve tiraj kaygısı içinde, İnsanları aptal zannedip, Onlara bir yığın yalan söyleyen bu zihniyet Beşiktaş düşmanı değildir de nedir?
Allah'ın dağında 10 a çeyrek kala olan maça itiraz edildi diye, Küfür eder gibi, Tam iftar saatine 19:15 e maç koymak nedir?
Nedir Cuma ve Pazartesi maçları?
Kobay mıdır Beşiktaş?
Hakka adil davranmayan bu enteresan beyin hücrelerine Siyah Beyaz devrim yapma vakti gelmiştir.
Haksızlığın, Çifte Standardın, Medya oyunlarının, Hakem düdüklerinin, Bel altı vurmalarının, Bir numaralı adresi Beşiktaş değil midir?
Öyle ise Beşiktaş,camia olarak isyan bayrağını açmalıdır.
Obama ve ceddi başardıysa biz de başarırız.
"Beyaz" haykırabilmek için "Siyah" ı destur almalıyız.
|
|
| Asi Ruh, Şimdi de Kitap Oldu! |
Uyarıyorum, bu bir Elmore Leonard romanı değil. İçinde suç yok, suçlu yok. Suçun nedenselliğine dair insan ruhunun labirentlerinde kaybolmak yok ama şiddet var. Şiddete dair nostaljik ve övgü dolu anlatımlar da var. Sebep sonuç ilişkisi yok. Sadece nedensizlik var. Nedensizliğin, karşılıksız sevmenin anlatımı var. Sorgulama yok, eleştiri yok, övme yok. Tribün denince sunulan profili arasanız da bulamayacaksınız. Bunları yazan başka kitaplar var. Akademisyenler bunun için çalışıyor ve yazıyorlar da. Televizyon kanalları tribünden ürettikleri şiddetle tribün terörü olarak adlandırıp tekrar tekrar döndürüp kazıyorlar beynimize görüntüleri. Ve oradan bambaşka anlamlar yaratıyorlar. Bu kitapta sadece izlenimler var.
Uyarıyorum, bu bir Müslüm Gürses şarkısı değil. Keşke olabilse. Bu aşkın metafiziğini anlamlandırma çabası da değil. Çarşı’yı ameliyat masasına yatırmıyoruz. Hücrelerine kadar mercek altına alma heveslisi de değilim. Zaten ben doktor değilim Çarşı da ağrılarından muzdarip bir hasta değil. Kuyrukta beklemesi sadece siyah beyaz formaya kavuşma heyecanı. Bu, formayı giyme tutkusu değil. Bu görme ve destekleme tutkusu. Ağlamaktan, kırıp dökmekten kaçınmayan bir tutku bu. Öfke bu aşkın temel harcı. Zor günlerde sahiplenen ama bağır çağır kavga eden aşıkların öyküsü bu.
Bu bir “tutunamayanlar” öyküsü değil. Bu, kaybederek olgunlaşılabileceğini öğrenenleri anlatıyor. Anlamayanlar yer bulamadı sayfalarda. Anlamayanlar, bir günlük şampiyonluk sevincinde kaybolanlar okurken sıkılır muhtemelen. Şampiyonluk bir şampanya köpüğü gibidir. Bir çığlıkla karşılanır. Bir gecede bir hayatın mutluluğunu silip süpürür. Yenilgi de hayata dairdir. Sevinçler gibidir. Sevincin tek bir yüzü vardır. Oysa hüzünler çeşit çeşittir. Anlattığımız şeyde hüzün de var sevinçte. Bu olmuşların, olacakların ve olmayı öğrenenlerin kitabıdır. Olgunlaşıp bir işe yaramayan ve dalından düşen meyveler yok bu kitapta.
Asi Ruh, bir belgesel film projesi olarak başladı. 160 saat kaydedildi. Kaydedildiği her an, tribün yeni yeni duygularla dolup taşıyordu. Bunların tümünü filme almak imkansızdı. Asi Ruh’u kitap haline getirme fikri biraz da bu ihtiyaçtan doğdu. Çarşı’nın 25. Yılı şerefine hazırladığımız film, Türkiye tribün tarihinin en dikkat çekici oluşumuna dair doneleri sunmuş sadece o ruhu anlamaya ve yansıtmaya çalışmıştı. Bu kitap bu hisleri daha ferah anlatmak için yazıldı.
Şimdi bir çekim gününün heyecanıyla doluyuz. Bu ilk kaydımız dikkatlerimiz onlara odaklanmış. Kameramız hazır. Başlıyoruz! (Ersin Kana)
ASİ RUH, ŞİMDİ DE KİTAP OLDU. NEW AGE YAYINEVİ TARAFINDAN YAYINLANAN KİTAP BELGESELDE İZLEDİKLERİMİZDEN DAHA FAZLASINI SUNMA İHTİYACI KALEME ALINDI. ASİ RUH, 1 KASIM’DA BAŞLAYACAK TÜYAP KİTAP FUARI’YLA BİRLİKTE OKUYUCUSUNA SUNULUYOR!
|
|
|
| Usakbjk Mail |
|
|
| Çevrimiçi Kullanıcılar |
Çevrimiçi Ziyaretçiler: 3
Çevrimiçi Üyeler: 0
Toplam Üye Sayısı: 521
En Yeni Üye: ferit
|
|
| Kısa Mesajlar |
Mesaj göndermeniz için üye olmanız gerekmektedir.
|
|
| En Aktif Üyelerimiz |
| Üye Adı |
Mesaj |
| Admin |
1136 |
| dinamoentegre |
589 |
| gokhan_eagle |
551 |
| Miraculous Omen |
456 |
| ESRA KAZANCIGIL |
427 |
| selim10 |
414 |
| Oktay |
411 |
| ricopasa |
287 |
| Yavuz Eser |
258 |
|
|
| Takvim |
|
|
|
|
|
1 |
2 |
| 3 |
4 |
5 |
6 |
7 |
8 |
9 |
| 10 |
11 |
12 |
13 |
14 |
15 |
16 |
| 17 |
18 |
19 |
20 |
21 |
22 |
23 |
| 24 |
25 |
26 |
27 |
28 |
29 |
30 |
|
|
|